ADANSONİA DİGİTATA-BAOBAB AĞACI
Malvaceae ailesine ait olan Adansonia cinsi, Baobab olarak bilinen, yaprak döken ağaçlardan oluşmaktadır. Bu ağaçlar; Madagaskar, Afrika Anakarası, Arabistan ve Avustralya’nın kurak bölgelerinde, doğal olarak bulunurlar. Cinse ait 9 türden 6’sı Madagaskar’a, 2 tür Afrika Anakara ve Arap Yarımadası’na, 1 tür de Avustralya’ya özgüdür. Cins adı Adansonia, ağacı ilk defa tarif eden, Fransız gezgin ve doğacı Michael Adamson’a atfen verilmiştir. Bu ağaçlar, yapraksız zamanında, uzaktan bakıldığında dalları kök gibi görüldüğünden, Baş Aşağı Ağaç olarak da adlandırılırlar.
Türler: Adansonia digitata: Afrika Baobabı (Batı, Kuzeydoğu, Orta ve Güney Afrika, Arap Yarımadası), Adansonia grandidieri: Dev Baobab (Madagaskar), Adansonia gregorii: Boab, (Kuzeybatı Avustralya), Adansonia kilima: Afrika Dağ Baobabı (Doğu ve Güney Afrika), Adansonia madagascariensis: Madagaskar Baobabı (Madagaskar), Adansonia perrieri: Perrier Baobabı (Kuzey Madagaskar), Adansonia rubrostipa: Fony Baobab (Madagaskar), Adansonia suarezensis: Suarez Baobabı (Madagaskar), Adansonia za: Za Baobabı (Madagaskar).
Adansonia türlerinin bazı ortak özellikleri vardır; gövde çevreleri çok geniştir, bu sayede kurak şartlar için çok miktarda su depolayabilirler. Baobab’ların gövdelerinde, 120,000 litreye kadar su depoladıkları bildirilmiştir. Tüm ağaçlar, mevsimsel kurak bölgelerde bulunurlar ve kurak mevsimlerde yapraklarını dökerler.
Adansonia’lar sukkulent değildir. Genç bitkiler, çok fazla suya gereksinim gösterirler ve kuraklığa dayanamazlar. Bu cins, az yağmur alan bölgelere kolaylıkla adapte olur. Ağaçlar, türlerine göre 5-30 m yüksekliğe ve 25 m gövde çevresine (gövde çapı 16 m) ulaşabilirler.
Baobab’lar, çok uzun yaşayan ağaçlardır, 2000 yıldan fazla yaşayabilirler, öldükleri zaman, içleri süratle çürür ve ağaç aniden devrilir. Ağaçlar, kuraklığa, yangına ve termitlere (bir çeşit karınca) karşı dirençlidir. Ağaç kabuğu soyulsa bile yeniden gelişir. Uzun yaşamlarının nedenlerinden biri de, bir kaza sonucu veya lifleri için kabuğunun soyulmasından sonra, ağacın kendini tekrar tamir etmesidir. Bazı büyük Adansonia ağaçlarının oyulmuş gövdeleri, yüzyıllardır insanlar tarafından değişik amaçlarla; su kaynağı, mesken, hapishane, meyhane ve hayvan sığınağı olarak kullanılmıştır. Ağaçlar aynı zamanda, kuş yuvalarını barındırması açısından da önemlidir. 21.yy başından itbaren, en yaşlı ve en büyük Baobab ağaçları, Afrika’nın hemen hemen her yerinde ölmektedir. Bunun nedeni muhtemelen, küresel ısınma ve kuraklığın ortaya çıkmasıdır.
Peyzajda Kullanımı: Adansonia’lar, don olmayan yörelerde, büyük bahçelerde, çiftlikler veya parklarda kullanılabilecek seçkin ağaçlardır, ancak taban suyu ve don tehlikesi olan yerlere dikilmemesi önerilir.
Adansonia digitata, Afrikan Baobab Ağacı olarak bilinir. Gövde kalınlığı ve yüksekliği ile çok ilginç görünümlü bir ağaçtır. Ağaç 25 m yüksekliğe ve şişe şeklindeki gövdesi 16 m genişliğine ulaşabilir. Dallar, kalın, geniş ve gövdeden fazla dışarı uzanmazlar. Gövde kabuğu yüzeyi düzgündür, 10 cm genişliğe kadar kalınlaşabilir, rengi kırmızı-kahverengi veya gridir. Çiçek sapı 90 cm yükseklikte, sap üzerinden aşağı sarkan, beyaz, güzel kokulu çiçekler, 20 cm genişlikte olabilir. Çiçekler 5 petalden oluşur ve içleri püskül şeklinde erkek organlarla kaplıdır. Uzun salkım üzerindeki çiçekler, ekim-aralık (Güney Afrika’da yaz mevsimi) ayları arasında, akşamüstü açarlar. Çiçekler 24 saat içinde bozulup, kahverengine döner ve kötü bir koku salgılarlar. Tozlaşma, meyve yarasaları, böcekler veya rüzgârla, genellikle gece saatlerinde olur.
Adansonia digitata’nın, yuvarlak veya oval meyveleri, kadifemsi kabuk içinde, hindistan cevizi büyüklüğünde (20 cm uzunluğa kadar) olup, 1,5 kg ağırlığındadırlar. El büyüklüğündeki yaprakları 5 veya 7 parmak şeklindeki yaprakçıktan oluşmaktadır. Yapraklar, kış aylarında dökülür, ilkbahar sonu veya yaz başında tekrar açarlar.
Afrikan Baobab Ağacı’nın kök sistemi yüzeysel olmasına karşın, ağacın boyu kadar her istikamete uzar. Bu, kurak iklimde yaşaması için alınmış bir tedbirdir. Bu şekilde, ani ve kuvvetli yağışlarda, çok fazla suyu çekerek depo eder ve kurak mevsimlerde bitkinin yaşamasını sağlarlar. Bitkinin yapraksız olduğu 8 ay süresince, gövde fotosentez yapıp bu suyu kullanmaktadır.
Adansonia digitata’nın Afrika’da bulunan en büyük yaşayan örneği, Glencoe Baobab’ın yaklaşık 2000 yaşında ve gövde çapının yaklaşık 16 m olduğu bildirilmiştir.
Baobab’ların yaprakları, sebze olarak kullanılmaktadır; taze veya kuru toz halinde kullanılırlar. Bitkinin tohumları, çorbalarda koyulaştırıcı olarak kullanıldığı gibi, fermente edilerek, kavrularak, direkt olarak da tüketilirler. Bazı yörelerde de kavrularak kahve yerine kullanılmaktadır. Tohumdan çıkarılan yağ kızartmalarda, lifli kabuğu, halı, ip, balık ağı ve giysi yapımı gibi çeşitli alanlarda, odunu ise kereste yapımında ve yakıt olarak kullanılmaktadır. Avustralya yerlileri, Baobab’ları, su kaynağı ve gıda olarak, yapraklarını da tıbbi amaçlarla kullanmaktadırlar.










