ALCEA ROSEA – GÜL HATMİ
Malvaceae (Ebegümecigiller) Ailesi, dünyada yaygın olarak bulunan 243 cins ve en az 4225 tür otsu, çalı veya ağaç formundaki bitkiyi içermektedir.
Alcea cinsi Malvaceae ailesine ait olup, dünyanın değişik bölgelerinde bulunan 70 türü kapsamaktadır. En fazla tür sayısı, İran, Rusya ve Türkiye’dedir. Cinsin yayılımı; Avrupa (kuzey hariç), Kuzey Amerika, Afrika, Güney Rusya, Anadolu ve Afganistan’dır. Alcea cinsine ait bitkiler, halk tababetinde sıklıkla, böbrek, mesane taşları tedavisi, artrit, mide ve boğaz ağrıları, öksürük ve astımda, anti inflamatuvar, antiviral, antimikrobiyal, ağrı kesici, idrar ve balgam söktürücü olarak kullanılmaktadır. Alcea türlerinin antioksidan ve karaciğer koruyucu etkileri tıbben de rapor edilmiştir.
Alcea rosea, Malvaceae (Ebegümecigiller) ailesine ait otsu, çiçekli bir bitkidir, Althaea rosea’ adı, sinonim olarak kullanılmaktadır. Bitkinin ömrü genelde 2-3 yıl arasında olduğundan kısa yaşamlı perenniyal (çok yıllık) olarak kabul edilmektedir. Bitkinin ana vatanı bilinmemektedir, büyük ihtimal ile Türkiye’den köken alan bir kültürdür. Linnaeus adlandırmada, Yunanca ‘tedavi edici’ anlamına gelen althea ve Latince aynı anlamdaki alcea kelimelerinin ikisini de kullanmıştır.
Gül Hatmi’nin büyük, yuvarlak yaprakları, 5-7 adet derin olmayan loblar içerir. Ortadan çıkan gövde, üzerinde çiçekler açarak yukarı doğru uzar, bu arada üst yaprakların altından da çiçekler çıkarlar. Çiçeklerin oluşturduğu gövde 1,5-2,5 metre boya erişmektedir. Gelişmesini tamamlamış gövde üzerinde 5-9 çiçek bulunur. Ana gövde etrafındaki çiçekler tek veya küçük gruplar halinde bulunmaktadır. 10 cm çapa kadar ulaşabilen çiçeklerin rengi, beyaz siyah arası; çeşitli tonlarda, pembe, kırmızı, somon, sarı, mor ve portakal rengi olabilmektedir. Sonbaharda dikilen tohumdan çıkan bitkiler, ertesi yıl yazın, kısa sürede 15-2,5 metre boya ulaşarak çiçek açarlar. Çiçeklenme Mayıs ayından, Ağustosa kadar devam eder.
Alcea rosea, dökülen tohumlarının, her yıl, yanlarında çimlenmesi ile kolaylıkla koloniler oluşturan bir bitkidir. Bitki, güneş veya yarı güneş alanı, organikten zengin, ağır ancak drenajı iyi olan toprağı tercih eder. Asit, alkali ve nötr ortamda gelişebilir, kışın aşırı ıslak topraklara dayanamaz. Özellikle genç bitkilerde, salyangoz, tırtıl ve yaprak bitleri büyük zarara neden olurlar. Bitki, ayrıca, kırmızı örümcek, külleme, yaprak lekesi ve antraknoz gibi mantar hastalıklarına karşı hassastır. Üretimi kolaylıkla tohumdan yapılır. −40 °C. soğuğa dayandığı söylenmektedir. Çiçekler, kelebekler ve arı kuşları için çekicidir.
Bugün, bitkinin birçok kültürü üretilmiştir. Bunlardan; Alcea rosea ‘Nigra’ bitki görünüşte aynıdır, çiçekleri, siyaha yakın çok koyu laciverttir. Alcea rosea ‘Spring Celebrity Crimson‘ dayanıklı, kan kırmızı renkte çiçek açan, 70 cm kadar boylanan bodur bir kültürdür.
Fitoterapide, Alcea rosea’nın cilt ve barsak yumuşatıcı etkisi olduğuna inanılmaktadır. İltihaplarda, idrar kaçırma sorunlarında, dişeti kanamasında (ağız çalkalayarak) kullanılmaktadır. Yemeklerin süslenmesi için üzerlerinde veya altlık olarak kullanılmaktadır. Çiçekler, boya yapmakta da kullanılırlar.
Ülkemizde, cinsin tüm türlerine Gül Hatmi, Gül Fatma, Fatma Çiçeği, Fatmaana otu gibi değişik isimler verilmektedir. Doğamızda en çok rastlanan Alcea biennis (syn Alcea pallida) dır.
Peyzajda Kullanımı: Gül Hatmi, hemen her renk çiçekleri ile çok gösterişli bir süs bitkisidir. Mimari bakımdan yükseklik, kontrast sağlaması, eskinin ihtişamını hatırlatması bakımından kır bahçesi ve bordür arkası bitki olarak kullanılır. Genel olarak çiçek parselleri veya duvar kenarı bordürlerinde, kulübe etrafında ve informal bahçe tasarımında kullanılır. Özellikle duvar veya çit önünde, büyüdüğünde etkili bir görünüm sağlar. Yüksek boylu bir bitki olduğundan bahçenin arka planlarında tercih edilmelidir. Büyümüş bir grup Alcea rosea hep birden çiçek açtığında muhteşem bir görüntü oluşturur. Hayranlık oluşturan renginin dışında, büyük, sert koyu yeşil renkli yaprakları ile de dikkati çeker.











