CERCİS SİLİQUASTRUM –ERGUVAN – JUDA AĞACI

Cercis, kuzey yarım kürenin (Amerika ve Asya kıtaları) ılıman bölgelerinde bulunan, 10 türden oluşan, Fabaceae (Baklagiller) ailesine ait küçük bir cinstir. Cins adı Cercis Yunan’ca “kerkis”: dokuma mekiğinden gelmektedir, tohum kılıflarının, dokuma mekiğine benzetilmesinden dolayı kullanılmıştır.

Cercis siliquastrum sıklıkla çok gövdeli olarak görülen, yuvarlak çatı yapan, yaprak döken Cercis cinsine ait küçük bir orman altı ağacıdır. Tür adı siliquastrum Latince “siliqua” tohum kılıfı ve “astrum” benzerlik kelimelerinden türetilmiştir. Efsaneye göre, İsa Peygamberin 12 havarisinden biri olan Judas Iscariot, Peygambere ihanet ettikten sonra, kendini bu tür bir ağaca asmış, bu olaydan sonra ağacın beyaz çiçekleri kırmızıya dönüşmüştür, bu nedenle ağacın Juda Ağacı olarak adlandırıldığı ileri sürülmüştür. Bir diğer ve daha mantıklı görüş ise Juda adının, Fransızca adı olan “Arbre de Judée” (bir zamanlar bu ağacın çok fazla bulunduğu Fransa’da dağlık bir bölge) den geldiği şeklindedir. Yapraklarının kalp şeklinde olmasından dolayı batı dillerinde “Aşk Ağacı” olarak da adlandırılmıştır. Erguvan Ağacı, Güney Avrupa ve Batı Asya’da (Fransa, İtalya, Balkanlar, Türkiye, Suriye, Filistin ve Kırım Yarımadası) doğal olarak bulunmaktadır.

Cercis siliquastrum, 12 m yüksekliğe ve 10 m çevre genişliğine ulaşabilen, yaprak döken, küçük bir ağaçtır. Genellikle çok gövdeli, büyük bir çalı görünümündedir. Marttan Nisan aylarına kadar uzanan, ilkbahar aylarında daha yapraklar çıkmadan, ağacın çıplak dalları, pembe-mor (erguvan rengi), küçük çiçekler ile kaplanır. 3-6 adeti, salkım oluşturan, 2 cm uzunluğundaki çiçekler, doğrudan eski dallardan, bazen de gövdeden çıkarlar. Bitki hermafrodittir, çiçeklerde erkek ve dişi organlar mevcuttur, döllenme genellikle arılar tarafından yapılır. Diğer Baklagillerde olduğu gibi çiçekler, 5 adet petal ve birleşmiş sepallerden oluşmaktadır. 5-10 cm uzunluğunda, yuvarlağa yakın, kalp şeklindeki yapraklar, almaşık olarak çıkarlar. İlkbaharda bronz rengi çıkan yapraklar, yazın koyu yeşil, sonbaharda sarı ve kahverengine dönerek dökülürler. Çiçeklenmeden sonra oluşan, üzerleri düzgün, gösterişli, 10 cm uzunluğa erişebilen, sarkıcı, tipik fasulye benzeri tohumlar önce pembemsi renktedir, kışın kahverengine dönerler ve uzun süre bitki üzerinde kalırlar.

Erguvan Ağacı, güneş veya yarıgölge ortamda, nemli ancak iyi drenajlı toprakta kolaylıkla gelişen, bakım gerektirmeyen bir bitkidir. Toprak pH sı için fazla seçici değildir, yüksek alkali ortamda bile büyümesine devam eder. İyi drenajlı olmayan ıslak ortamdan kaçınılmalıdır. Ağaç transplantasyondan hoşlanmadığı için, dikilİrken yerinin iyi belirlenmesi, sonradan nakledilmemesi uygun olur. -18°C soğuğa dayandığı bildirilmiştir, kuraklığa da dayanıklıdır. Cercis siliquastrum, doğal haliyle bırakılmalı, mecbur olmadıkça budama yapılmamalıdır. Ağaç Baklagillerden nohut, fasulyede olduğu gibi, köklerine yerleşen bakteriler sayesinde, havanın azotunu alarak toprağa verir. Ağacın üretimi, tohum veya çelik ile yapılır. Ağaçtan elde edilen ahşabın, dekoratif bir görünümü vardır, ahşap kaplamada kullanılır, iyi cila tutar.

Erguvan Ağacı’nın, “Alba”, “Bodnant”, ”Carnea”, ”Penduliflora”, ”Rubra”, ”Variegata” gibi birçok kültürü elde edilmiştir. İstanbul Kenti özellikle Boğaziçi ilkbaharda açan Erguvan Çiçekleri ile meşhurdur. Erguvan, Bursa Kentinin de uzun asırlar sembolü olmuştur. 1394 -1429 yılları arasında Bursa’da yaşamış olan Mutasavvıf Emir Sultan (Şemseddin Muhammed) döneminde, Emir Sultan Dergahında, erguvan çiçeklerinin açtığı sürede; dini, sosyal ve kültürel alanlarda sohbetler yapılır, bu toplantılara “Erguvan Sohbetleri veya Erguvan Bayramı” denirdi. Bursa’da “Erguvan Bayramı” 19. Yüzyıla kadar devam etmiştir. Günümüzde Çatalca Belediyesi tarafından her yıl “Erguvan Festivali” düzenlenmektedir.

Peyzajda Kullanımı: Cercis siliquastrum, genelde yavaş büyüyen, fazla boylanmayan gerek çiçekli gerek tohumlu zamanlarında güzel görüntü sergileyen bir ağaç olduğundan özellikle küçük bahçeler için uygundur. Genelde çok gövdeli olduğundan, kışın yaprakları dökülse bile sık dokulu, çıplak dalları ile güzel bir görüntü oluşturur. Vurgu bitkisi olarak soliter veya küçük gruplar halinde kullanılır. Orman veya çalılık sınırlarında veya patika kenarlarında kullanılmaya uygundur. Yol ağaçlandırmasına da uygun bir ağaçtır.