FURCREA SELLOANA – FURCRAEA SELLOA – YABANİ SİSAL

Furcraea, Asparagaceae (Kuşkonmazgiller) ailesine ait sukulent bitkilerden oluşan, 20-25 kabul edilmiş türü bulunan küçük bir cinstir. Bu bitkiler, doğal olarak Meksika’nın tropik bölgeleri, Karayipler ve Güney Amerika’nın kuzeyinde bulunmaktadır. Bazı türler, Afrika, ABD’nin Florida eyaletinde, Portekiz, Taylan, Hindistan, Avustralya ve okyanuslarda bulunan bazı adalarda doğallaşmıştır. Furcraea adı, Fransız kimyager ve politikacı Antoine F de Fourcroy’e atfen verilmiştir. Bu cinste bulunan bitkilerden Kabuya denilen doğal bir lif elde edilir. Furcraea’lar kardeşlenme göstermeyen, rozet yapısında kalın, etli sukulent yapraklardan oluşan, monokarpik (ömür boyunca bir defa çiçek açıp ölen) bitkilerdir. Bazılarında uzun gövdeler olabildiği gibi bazı türlerde gövde yoktur. Bazılarının agavların çoğunda olduğu gibi dikenleri olmasına karşın, diğerleri pürüzsüz yapraklara sahiptir. Furcraea çiçek sapları genelde uzundur, bazı türlerde 12 metreye ulaşabilir, çiçeklenmeden sonra yüzlerce bulbil oluştururlar.

Furcraea selloana Asparagaceae (Kuşkonmazgiller) ailesine ait her dem yeşil, monokarpik, sukulent büyük bir bitkidir. Anavatanı Kolombiya ve Ekvator’dur. Rozet formunda dizili, sert, kılıç şeklinde, kenarlarında çengel şeklinde dikenler içeren, büyük yaprakları ve uzun gövdesi ile uzaktan büyük bir agave ağacı görüntüsü verir. Bitki muhtemelen Furcrea foetida’dan sonra kültürde en fazla üretilen türdür ancak büyük gövde ve dikenli yaprakları nedeni ile daha fazla tercih edilmez.

Selloa tür adı, Alman botanist ve doğacı Friedrich Sellow (1789-1831)’ a atfen verilmiştir. Bitki uzun yıllar Furcraea selloa adı ile bilinmektedir, ancak 2020 yılında yazım açısından doğru adın “selloana” olması gerektiği kabul edilmiştir. İngilizcede Yabani Sisal ve Yalancı Agave adları kullanılmaktadır.

Furcraea selloana “marginata”: Bu kültür ilk defa Almanya’da, Quetzaltenango- Guatemala’da gelen bireylerden üretilmiştir, Orta Amerika’da, doğada bulunan birey bulunmamıştır. Ortası koyu yeşil, kenarları krem-beyaz, muhteşem görünümlü yaprakları ile kısa zamanda aranan bir bitki olmuştur. “Marginata” nın yapraklarının korunması için çok güneşli alan mekanlarda, hafif gölgeye dikilmesi uygun olur.

Yabani Sisal yaşla birlikte 150 cm yüksekliğe varan bir gövdeye sahip olur, gövde etrafında ölmüş yapraklara ait nedbeler dikkati çeker. 90-150 cm uzunluğa varan yaprakları sert, kılınç şeklinde olup uca doğru önce bir genişleme gösterir, sonra daralarak büyük bir diken ile son bulur. Yaprak kenarlarında, baştan sona keskin, kanca şeklinde dikenleri vardır, peyzajda kullanılan furkrea’ların en batıcı olanıdır. Monokarpik bir bitki olduğu için hayatında yalnız bir defa çiçek açarak ölür. Çiçek sapı 6 metreye kadar uzayabilir, aşağı sarkan dalcıklar üzerinde beyaz, çan şeklinde kokulu küçük çiçekler bulunur. Çiçeklenmeden sonra genelde tohum yerine küçük bulbiller oluşur ve anne bitki ölür.

Furcraea selloana en iyi tam güneş veya yarı güneşli ortamda yetişir. İyi drenajlı bir toprağa gereksinim gösterir, fazla su gereksinimi yoktur. Organikten fakir toprak ve kentsel kirliliğe karşı dayanıklıdır. Kışın bol yağmur alan ortamda, en büyük tehlike kök çürümesidir. Bitki -4 ºC ye kadar dayanıklıdır. Genelde alttan kardeşlenme göstermez, bu nedenle üretimi bulbiller ile yapılır. Furcraea selloana “marginata” kültürü ise, bol miktarda kardeşlenme göstermektedir, kardeşlerin ayrılması ile de üretilir.

Yabani Sisal Orta Amerika’da fiber elde etmek, diğer kıtalarda ise süs bitkisi olarak kültüre edilmektedir. Bitkiden elde edilen fiber aynı Furcraea foetida fiberi kalitesindedir. Bugün sentetik alternatifler tercih edildiği için üretimi azalmıştır, ancak liflerin biyolojik ayrışa bilirliği nedeni ile tekrar önem kazanması olasıdır.

Peyzajda Kullanımı: Furcraea selloana ve kültürü Furcraea selloa ‘marginata’, geniş bahçeler, parklar ve ticari bölge alanlarında, mimari vurgu sağlayan büyük sukulent bir bitkidir. En fazla kullanılma alanı odak bitkisi olarak, küçük sukulent bitkilerin ortasına dikilmesidir. Yürüme yollarında veya yamaçlara dikildiğinde batma tehlikesi olmaz ve alana tropik bir görünüm kazandırır. Yapraklarının keskin dikenli olduğu göz önüne alınarak, yola yakın ve çocukların oyun alanlarına dikilmemelidir.